Eğitim Sistemine Giydirme Akımı ve Salak Çocuklar Üzerine

Posted by & filed under Genel.

Salak Çocuk Uyarısı

Malumunuz Sosyal Medya’da çılgın bir eğitim sistemine giydirme furyası var. Sosyal Medya’nın etkinliğinin artması bu eleştirileri daha bir göz önüne çıkardı.

Serdar Kuzuloğlu bir kaç hafta önce Külyutmaz Kafasında Eğitim başlıklı bir yazı yazdı. Yazının içinde eğitimle ilgili yazdığı bir kaç yazının linki daha var, onlara da bakmanızı tavsiye ederim.

Alper Coplugil ilki “Şu Okullar Olmasa” başlıklı 3 tane yazı yazdı.  O da bu konuları, eğitim sisteminin kötülüğü, yaratıcılığı nasıl da öldürdüğü bağlamında işlemiş.

Uğur Özmen de “Okulda Ne İşiniz Var?” başlıklı, çözüm önermeyip sistemi eleştirenleri eleştiren bir yazı yazmış.

Eğitim sistemini eleştirmeye başlayan ilk önce şu videoyu paylaşıyor:

Ken Robinson’un 2006 ‘da TED’de yaptığı bu konuşmayı altyazılı izlemek isteyenler bu linkten izleyebilir.

Paylaşılan bir diğer konuşma da yine Ken Robinson’un 2010’da TED’de yaptığu şu konuşma oluyor:

Bu konuşmanın altyazılı olanı için de bu linke tıklanız yeterli.

Ken Robinson’un yukarıdaki konuşmalarına ek olarak biraz daha teknik ve tarihselliği öne çıkararak yaptığı alttaki konuşma var. Bu genelde paylaşılmaz.

Eğitim Sisteminin Yaratıcılığı Öldürdüğünü İddia Edenlerin Dayanakları Nedir?

Eğitimin yaratıcılığı öldürdüğünü söyleyenlerin bir çoğunun dayanağı, aynı bireylere çocuklukta ve ilerleyen yaşlarda yapılan testlerin sonuçları. En çok bilineni “bir ataçı kaç farklı amaç için kullanabilirsiniz?” tarzında testler. Bu bağlamda aklıma bir kaç soru geliyor:

  1. Bu eğitim sistemi yaratıcılığı öldürüyorsa, hangi eğitim sistemi yaratıcılığı öldürmemiş? Yaratıcılık ölüyor derken referans alınan nokta sadece o testlerin sonuçları mı? Hangi eğitim metodu denenmiş ve yaratıcılık zirve yapmış da eğitim sistemini şimdikinden o metoda değiştirmeye çalışıyoruz?
  2. Bu testlerde alınan sonuçların yaş ilerledikçe düşüyor olmasının direkt eğitim sistemiyle alakalı olduğunu, fizyolojiyle alakalı olmadığını belirleyen çalışmalar yapılmış mı? Testlerde alınan sonuçlar belki de fizyolojiktir, yaşlanmak gibi bir şeydir.
  3. Kitle eğitiminin var olmadığı çağlarda, eğitim sisteminin yaratıcılıklarını öldürmediği kişiler kimlerdir ve neler yapmışlar? Aklımıza hemen L.D.V gelir.

Çocuklar Gerçekten Yaratıcı Mı?

Belki de çocukların yaratıcılıklarını abartıyoruz. Saçma düşüncelerini yaratıcı olarak niteliyoruz ve bu gerçeklenemez fikirlerin gerçeklikle karşılaştıkça törpülenmesini eğitim sisteminin suçu olarak görüyoruz. Kendini pikaçu sanıp 5. kattan atlayan çocuğu yaratıcı olarak mı niteliyoruz yoksa salak mı?

Diyelim ki o hareketi pek yaratıcı değildi. Neden? Kendine zarar verdiği için mi? Peki bir çocuğun fikrinin yaratıcı olduğunu kabul etmenin turnusolu kendine zarar vermemesi midir? Bu sorunun cevabı hayırsa, bir çocuğun fikrinin yaratıcı olduğunun diğer kriterleri nelerdir? Bu sorunun cevabı evetse  faydası olmayan, gerçeklenemeyen fikirlerin hepsi, hangi yaşta ortaya atılmış olursa olsun yaratıcı fikir olarak kabul edilebilir mi?

Eğitim Sistemi Neye Göre Kötü? Daha İyisi Nedir?

Şimdiki kitlesel eğitim sistemi bir ihtiyaçtan hasıl olmuş; endüstriyel üretime insan gücü yetiştirmek… Peki bizim hangi ihtiyacımız karşılanmaz oldu da eğitim sistemini değiştirmeye çalışıyoruz? Yani ortada yapılacak bir iş var, üretilecek bir fikir var, bunu biliyoruz ama ne olduğunu bilmiyoruz da bunu bilmek için daha fazla yaratıcılığa mı ihtiyaç mı duyuyoruz?

Öyleyse ihtiyacımız olan şeyin yaratıcılık olduğunu nasıl biliyoruz? İhtiyacımız olan şey gerçekten yaratıcılık mı?

Seçme-Eleme Sistemiyle Eğitim Sistemi Aynı Değildir

Bir de eğitim sisteminin seçme, eleme sistemiyle karıştırılması durumu var. Bunlar birbiriyle ilişkili ama aynı olmayan olgular. Sınav sistemleriyle sürekli oynanması, bataklığı kurutmak yerine sivrisineklerle mücadele etmeye çalışmak gibi bir şey.

Eğitim açısından neye ihtiyaç duyduğumuzu farkedip uyguladığımızda tüm seçme, eleme sistemlerinin de kendiliğinden değişeceğini, çünkü bunun doğal bir süreç olduğunu düşünüyorum. Anahtar soru şu: “Neye ihtiyacımız var?”

 

Tags: , , , , , , ,

5 Responses

  1. ahmet 2012/10/07, 22:17

    söylediğiniz şeylerin tamamını okudum.kendinize ve okura sorduğunuz sorular güzel değil.biraz bu konu hakkında detaylı araştırma yapsaydınız sorularınız cevabını öğrenirdiniz ama biraz zorlayarak konu hakkında soru çıkarmışsınız.şimdi cevaplara geçelim

    1-)Bu eğitim sistemi yaratıcılığı öldürüyorsa, hangi eğitim sistemi yaratıcılığı öldürmemiş? Yaratıcılık ölüyor derken referans alınan nokta sadece o testlerin sonuçları mı? Hangi eğitim metodu denenmiş ve yaratıcılık zirve yapmış da eğitim sistemini şimdikinden o metoda değiştirmeye çalışıyoruz?

    cevabı: beynimizin çalışma mekanizması kalıplarla öğrenmedir.bu kalıplardan çıkarak düşünme ise yaratıcı düşünmedir.sorun şu ki biz ne yaparsak yapalım sürekli kalıplarla öğreneceğiz.o zaman yaratıcı düşünmek gereksiz diye düşünüyorsunuz.fakat etrafımızda ve hayatımızda sürekli problemlerle karşılaşıyoruz bu problemleri beynimizin kalıplarından çıkamazsak çözemeyiz.eğer oturmuş kalıplarla her şeyi çözebilseydik şu anda etrafımızdaki herşeyi aydınlatmış ve mutlak bilgiyi bulmuş olurduk.
    bu eğitim sistemi yaratıcılığı öldürüyor derken işte bu kastediliyor.yani bize sadece belli başlı kalıplar öğretiliyor,bu kalıpların nasıl dışına çıkılabileceği öğretilmiyor.bu yüzden bireyler yaratıcı düşünemiyor.hangi eğitim sistemi yaratıcılığı öldürmez derseniz kalıpların dışına çıkmayı öğreten eğitim sistemi yaratıcılığı öldürmez derim.

    2-)Bu testlerde alınan sonuçların yaş ilerledikçe düşüyor olmasının direkt eğitim sistemiyle alakalı olduğunu, fizyolojiyle alakalı olmadığını belirleyen çalışmalar yapılmış mı? Testlerde alınan sonuçlar belki de fizyolojiktir, yaşlanmak gibi bir şeydir

    cevap:bu soruya cevap verilmez çünkü siz bu iş için yapılan bilimsel bilgileri araştırmamışsınız.araştırsanız böyle bir sorunun çok komik olduğunuz düşünürdünüz

    3-)Kitle eğitiminin var olmadığı çağlarda, eğitim sisteminin yaratıcılıklarını öldürmediği kişiler kimlerdir ve neler yapmışlar?

    cevaplar: kitle eğitimin olmadığı ilk çağlarda herkes kendinden bir önce gelenden bilgi alıyordu.tabiki de o zaman da kalıplarla düşünüyorlardı ve kalıpların dışına çıkmayı bilmiyorlardı.mesela sokrates in yaratıcılığını kullanan bir insandı.platon aristoteles thales arşimed eucklid Demokritos ve daha bir sürüsü.bunlar nasıl kalıpların dışına çıkmayı başardı diyebilirsiniz.bu sorunu cevabı oldukça basit.çünkü o dönemlerde insan beyninde bu güne itibaren çok çok az kalıba sahipti.biraz düşündüğünüzde kalıpların dışına çıkmak çok kolaydı.ilk çağda ortada bir sürü fikir vardı.çoğu yanlıştı ama hepsi kalıptan çıkmış düşüncelerdi.demokritos daha o zaman maddenin en küçük yapıtaşının atom olduğunu söylemişti

    diğer bütün soruların cevabı yukarda yazılanlardan çıkarılabilir.kalıplardan nasıl çıkılabilir olduğunu merak ediyorsanız edward de bono altı şapkalı düşünme tekniği kitabının yeşil rengini okumanızı öneririm.ayrıca beynin mekanizmasıyla ilgili bbc nin yayınladığı insan beyni belgeselini izleyebilirsiniz.komik olan şu ki kendi sorduğunuz sorularla sizin yetiştiğiniz eğitim sisteminin ne kadar başarılı olduğunu da kanıtlamış oldunuz.(sizin savunduğunuz eğitim sisteminde araştırma gözlem gibi olgular yok )

    Cevapla

Leave a Reply

XHTML: You can use these tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>