Etiketi Olan Okullardan Mezun Olmayan Mühendisler İçin Bir Kaç Öneri

Posted by & filed under Üniversite.

İstisnasız her gün en az 2-3 kere “Elektrik-Elektronik Mühendisliği okuyorum, kendimi nasıl geliştirebilirim?”, “Kendi kendime nasıl programlama öğrenebilirim?“, “Şu okulda okuyorum, iş bulma şansım nedir?” gibi sorular alıyorum. Bazen çeşitli mecralarda 5-6 kere aynı soruları aldığım oluyor. Bu sorular genelde Elektrik Mühendisliği, Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Elektronik Mühendisliği okuyan arkadaşlardan geliyor.

Elektrik Elektronik Mühendisleri Hangi Programlama Dillerini Bilmeli yazısının sonunda planladığım yazı sırasını yazmıştım. Bu yazıyı o sıranın dışına çıkarak yazacağım.

Ben de öğrenciliğim esnasında çok uzun bir süre kendime ve başarılı bulduğum insanlara aynı soruları sordum. Soran arkadaşları anlıyorum. Dolayısıyla hiç bir arkadaşı cevapsız bırakmak istemiyorum. Bunun için herkese cevap vermeye çalışıyorum, sorular aynılaştığı için de burada yazıp soranlara link gönderiyorum. Sorusuna cevap veremediğim arkadaşlar varsa kesinlikle soruları araya kaynadığından dolayıdır, kendilerinden özür diliyorum.

Mezun Olduğum Okulun Etiketi Gerçekten Önemli Mi?

Evet önemli. Etiketi olmayan okullar ve etiketi olan okullar diye bir ayrım yapmak her ne kadar acı gelse de tüm dünyada böyle bir gerçek var. Bu durum inkar edilemez.

Elektrik Mühendisliği ve Elektrik-Elektronik Mühendisliği Arasında Ne Fark Var? yazısının sonlarında etiketin maalesef önemli olduğunu yazmıştım. Linkini verdiğim yazıların altındaki yorumları okumayı da ihmal etmeyin.

Buna binaen “bu farkı nasıl kapatırım?”, “kendimi geliştirerek bu farkı kapatamaz mıyım?”, “hangi konularda kendimi geliştirmem lazım?” soruları aldım.

Yukarıda linkini verdiğim yazıda da belirttiğim gibi İK yetkilileri okullarınıza geldiğinde “okul farkı gözetmiyoruz, kendini geliştiren adaylara bakıyoruz” deseler de inanmayın. Bir çoğu belli okullar dışındakilerden mezun olan adayların CV’lerini çöpe atıyorlar. Alanınızda tercih edilen okulların neler olduğunu öğrenmek için kariyer sitelerindeki iş ilanlarında tercih edilen okullara bakabilirsiniz.

Kendimi Geliştirerek Bu Farkı Kapatamaz Mıyım?

Kendinizi geliştirmek kesinlikle sizi daha iyi bir mühendis adayı yapar ama kendinizi geliştirerek o farkı kapatabileceğinizi söylersem umut tacirliği yapmış olurum. Maalesef o farkı kapatmak zor. Neden zor? Çünkü etiketi olan okullardaki öğrenciler de kendini geliştirmeye uğraşıyor, onlar da “Elektrik-Elektronik okuyorum, kendimi geliştirmem için ne yapmam lazım” sorusunu soruyor ve ellerinden geldiğince uğraşıyorlar. Üstelik onların imkanları daha fazla. Nasıl daha fazla?

  • Büyük şirketler okullarına gidip seminer veriyor
  • Okullarında sürekli workshoplar, seminerler, atölyeler düzenleniyor
  • Çalışmak istedikleri şirketler bir otobüs/dolmuş mesafesinde
  • Neredeyse hepsinde teknokent var ve istedikleri şirkete gidip ben şunu öğrenmek istiyorum, burada staj yapmak istiyorum diyebiliyorlar.
  • Laboratuarları daha gelişmiş
  • Sosyal imkanları daha fazla
  • Teorik ve pratik bilgi onlar için daha ulaşılabilir

E Biz Ölelim O Zaman?

Yukarıda yazdıklarımdan sonra bu tepkiyi vermeniz çok doğal.

Bir seminerde Siemens’in üst düzey yöneticilerinden birini dinlemiştim. Tüm Avrupa ve Ortadoğu’da kendi şirketinde ve seviyesinde en genç yöneticiydi. Bize bir pasta dilimi istatistik gösterdi; %5-10-15-20 ‘lik dilimler vardı. O dilimlerin her birinde başarılı bir kariyer için gereken özellikler yazıyordu; iletişim, referans, çalışkanlık vs. Kalan %50’lik dilim boştu. Bunun ne olabileceğini sordu. Herkes bir şeyler söyledi. Kimse o cevabı beklemiyordu. Cevap şanstı. Ben şansa inanmadığımdan o %50’lik dilime nasip diyorum ve bunun doğru olduğuna inanıyorum.

Şunu diyebilirsiniz: “olay bu mudur yani, sadece mukadderiyatçılık mı yapalım?” Tabii ki hayır.

Pratik Bir Çözüm Önerisi

Öncelikle Elektrik-Elektronik Mühendisliği Öğrencilerine 15 Tavsiye yazısındaki tavsiyeleri dikkate alın. Yurtdışında Elektrik Elektronik Mühendislerinde Aranan 14 Özellik yazısındaki özellikleri de kazanmaya çalışın.

Sonraki yapmanız gereken çalışmak istediğiniz sektörleri yakından takip etmektir. O sektörlerin büyük oyuncularını öğrenin. O şirketlerin yöneticilerini, ne işler yaptıklarını, kimlerle çalıştıklarını, ürünler ve hizmetlerini hatta pazar paylarını bile öğrenin. Sektör sitelerini, dergilerini, bültenlerini yakından takip edin.

Bir süre sonra o sektörü analiz edebildiğinizi görürsünüz. Bunları yapmak için bir motivasyona, itici güce ihtiyacınız olabileceğini düşünüyorsanız elektrikmedya.com ‘da Stajyer Analist olarak görev alabilirsiniz. Henüz Stajyer Analist ilanı açılmadı ama eğer bu yazıyı buraya kadar okumuşsanız aranan “şey” sizde var demektir. elektrikmedya|oişaret|gmail adresine başvuru maili atabilirsiniz.

Fakültenizden, bölümünüzden, okuldaki kulüplerden o ürünlerin kullanıldığı fabrikalara teknik geziler düzenlenmesini isteyin. Olmadı kendiniz 4-5 kişi toplanıp gidin. Sizi gezdiren kişilere cihazların avantaj ve dezavantajlarını sorun. İşlerini daha iyi, hızlı, verimli yapabilmeleri için nasıl bir ürün olsa kullanırlardı gibi sorular sorun. Bunları not edin. Ürün geliştirmeye başlamanızın ilk adımları ürün avantaj ve dezavantajlarını öğrenmektir.

Evet, ürün geliştirmenizden bahsediyorum. O şirketlerde çalışmaya ihtiyacınız yok. Etiketi olan okullardan mezun olan mühendislerle aynı teknik yeteneklere sahip olduğunuz halde sırf okulunuzun etiketi yok diye bu dezavantaja boyun eğmek, yeteneklerinizi komik maaşlarla çalışarak heba etmek siz, aileniz ve okulunuz açısından hayal kırıklığı,  ülke açısından da heba edilmiş yetenek, kaynak israfı demek.  Kendi işinizi kurun. Bir ürün veya hizmet geliştirin.

En büyük mazeret sermaye olmamasıdır. Doğru, sermayesizlik büyük problemdir ama artık Sanayii Bakanlığı, KOSGEB, TÜBİTAK “Yeni Arge Girişimci Desteği” adı altında yüzbinlerce lira karşılıksız kaynak sağlıyor. Hem de %100 hibe. KOSGEB ‘inki %75. İlerleyen aşamalarda İş Kuracak Mühendislere 24 Tavsiye-1 ve İş Kuracak Mühendislere 24 Tavsiye-2 yazıları işinize yarayabilir.

Burada sizin etiketli okul mezunlarına karşı büyük bir avantajınız var; iş bulmanızın zor olması… Bu nasıl avantaj oluyor? Şöyle ki; etiketi olan bir okuldan mezun olan mühendis çok kısa bir sürede iş buluyor, iyi sayılabilecek bir maaşı oluyor ve kendi işini kurmak uğruna bunu riske atamıyor.  Bir süre sonra maaşı artıyor ve rahatlık çemberine giriyor. Oradan da yıllar boyunca çıkamıyor. Kapasitesinin en fazla %60’ını kullanacağı işler yapıyor. Eğitimi, ona yapılan yatırım heba oluyor.

Etiketi olan okullardan mezun olmayan mühendislerin rahatlık çemberine girmeleri uzun sürdüğünden itici güçleri, kendi işlerini kurmak için motivasyonları oluyor. Huzursuzluk, bu açıdan bakıldığında psikolojik olarak çok büyük bir üstünlüktür. Dezavantajınızı bu şekilde avantaja çevirmek mümkündür.

Bana yazının en başında yazdığım soruları sorup cevap aldığında vaktim yok diye arkadaşlar oluyor. Galiba onlara kimsenin bilmediği bir sır vereceğimi zannediyorlar. Bir üniversite öğrencisinin vaktim yok mazereti sadece ek bir işte günde en az 5 saat çalışıyorsa kabul edilebilir bir mazerettir -ki o da yeterli değildir. Üniversite hayatım boyunca sayamayacağım kadar çok farklı işte çalıştım, oradan biliyorum.

Az uyuyun. Bence üniversite öğrencisinin en büyük problemi çok uyumasıdır. Ben de üniversitede bazı dönemlerde çok uyudum, hiç faydasını görmedim.

Çok fazla dizi izliyor olmanız muhtemel. Türk dizileri yerine yabancı diziler izleyin. Onları da altyazılı izleyin. Anlamasanız bile izleyin ve bilmediğiniz kelimeleri, kavramları, deyişleri not alın. Daha geniş tavsiyeler için Yabancı Dil Öğrenimi Üzerine ve İngilizce Konuşmanızı Akıcılaştıracak 11 Tavsiye yazılarını okuyabilirsiniz.

Bu blogu da takip etmeye çalışın. Yazdıklarım tabii ki mutlak doğrular değil ama sektörün içinde çalışan, sürekli farklı sektördeki insanlarla muhattap olan, hayatını farklı sektörlerdeki şirketlere farklı projeler geliştirerek kazanan, sizin geçtiğiniz yollardan geçen, bir çok şeyi kendi kendine öğrenen biri olarak, yazdıklarımda az da olsa var olan gerçeklik payını dikkate almanızın faydanıza olacağını düşünüyorum.

Projeleriniz hakkında danışmaktan çekinmeyin. Elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım ama kendiniz araştırarak ulaşabileceğiniz bilgileri de bana sorarak meşgul etmemenizi rica edeceğim.

Okuduğum bir çok şeyi sosyal medya hesaplarımda paylaşıyorum. Sayfanın sağ üst tarafında Twitter takip butonu, onun hemen altında blogun Facebook sayfası, yazının hemen altında Facebook’tan takip etme butonu var.

Yazıyı beğendiyseniz ve başkalarına da faydalı olabileceğini düşünüyorsanız yazının altındaki Tweetle, G+1 ve Facebook’ta tavsiye et butonlarını kullanarak lütfen paylaşın. Okunma sayısı arttıkça benim de yazma motivasyonum artıyor. Blog yazan kişilerin en sevdiği şey yazılarının paylaşılması ve yazılarına yorum yapılmasıdır. Lütfen ihmal etmeyin.

Umarım içinizde o kıvılcım çakmıştır ve ateşe dönüşür.
Reklam ve spam atmadığım mail listeme üye olmak için 10 saniyede aşağıdaki formu doldurabilirsiniz:

* indicates required



Tags: , , , , ,

43 Responses

  1. Alper Coplugil 2012/08/17, 09:06

    iş imkanı açısından, sanki bütün şirketler İstanbul, Ankara, İzmir’deymiş gibi bir varsayımla yazmışsın. Diğer Anadolu illerinde de büyük şirketler (veya KOBİ’ler) var. Onlarda o kadar da etiket üniversite arayışı yok. Olaylara Siemens, ABB açısından bakarsak eksik bakmış oluruz. Bütün üniversite mezunları İstanbul, Ankara, İzmir’de çalışmayacak. Bir çoğu memleketine dönecek veya mezun olduğu illerde kalacak. Genel olarak yazıda Anadolu üniversitelerinden mezun olanların iyi iş bulamadıkları (veya hemen bulamadıkları) gibi bir anlayış var. Elbette ki büyük üniversitelerde okuyanların imkanları daha fazla (çünkü bulundukları şehirlerde daha çok ve büyük şirketler var) ama Anadolu’daki iş imkanlarını gözardı etmemek lazım. Diğer önerilerin zaten tüm üniversite öğrencilerinin kendilerini geliştirmek içi yapmaları gerekenleri çok güzel ifade ediyor.

    Cevapla
    • Ahmet Alpat 2012/08/17, 11:22

      Büyük şirketlerden bahsettim Alper. Doğru söylüyorsun tabii ki, yazıda KOBİ’leri de belirtmek lazımdı ama Anadolu’daki KOBİ’lerde çalışan mühendislere ödenen ücretler komik rakamlar. Ben işinden tatmin olan bir mühendis görmedim. Ya ücreti çok düşük oluyor ya da çok gereksiz fazla çalışıyorlar ya da ikisi de birden. Bu genel bir durum, tersi istisna.

      Buldukları işlerin iyi olup olmadığını kendilerine sormak lazım tabii ki, tatmin olanı illa ki vardır ama “iyi iş bulamadıkları söylenemez” demek de bana yanlış geliyor.

      Cevapla
  2. Kazım Fatih ÖZÇELİK 2012/08/17, 10:06

    Hocam güzel yazı olmuş tebrikler.
    Özellikle ingilizce çok önemli çünkü bu tür üniversitelerden mezunların en büyük sıkıntısı dil oluyor. İngilizceyi çat-pat bilince bile önündeki bilgi deryasından birşeyler öğrenmek bu kadar kolayken, bildikleri halde neler yapabileceklerinin haberleri yok. http://www.coursera.org en güzel örnek.

    Yalnız unutulan bir kısım var ki büyük yer oluşturuyor.
    Devlette işe girme meselesi, devlet birçok kişi tarafından küçümseniyor ama devletin giriştiği bazı projeler dünya çapında ve -talebine göre- çok şey katabiliyor insana.
    Etiketsiz üniversiteden mezun olup, kendini geliştirip, devlette çok güzel işler yapanlar var. Devlet bu konuda biraz daha “önyargısız”. (Torpil bir kenara 🙂 )
    Bunu bir yazıda yazacağım ama bende eğilemedim bir türlü.

    Cevapla
    • Muhammet Öztürk 2014/08/27, 23:55

      merhaba ;
      ben mühendislik düşünüyorum .2 sorum var
      1: Peki ingilizce size göre en önemli etkenmi yoksa en önemlisi nedir ?
      2:devlete kpss ile atanılıyor galiba peki mühendislik için uygun puan en az kaçtır ?

      Cevapla
  3. Coşkun Taşdemir 2012/08/17, 11:17

    Güzel öneriler var öğrenci arkadaşlar için. IK’cıların belirli üniversitelerden gelen CV’leri çöpe atmalarını biraz abartılı buldum ama 🙂 İsmi bilinen üniversitelerde yabancı dil konusu öne çıkıyor onun dışında arkadaşlar çok da morallerini bozmasınlar bence. Üniversite konusunun daha çok yeni mezunken öne çıktığını tecrübe kazanıldıktan sonra kimsenin hangi üniversiteden mezunsun diye sormadığını da “etiketi olmayan” bir üniversite mezunu olarak söyleyebilirim. Genelde meşhur uluslararası firmalardaki işlerin ar-ge veya ürün geliştirme mühendisliğinden çok firmanın ürünlerinin satış ve pazarlamasının gerçekleştirildiği işler olduğunu da unutmamak lazım.

    Cevapla
    • Ahmet Alpat 2012/08/17, 11:25

      Büyük bir şirketin İK’sında çalışan arkadaşım söylemişti Coşkun. Yazıda link verdiğim diğer yazının içinde dediğin durumun altını çizdim; ilk 1-2 işte mezun olunan okulun dezavantajı ortaya çıkabilir diye. Kendini çok geliştirmek de yaptığın işten tatmin olmamana sebep olabiliyor tabii ki.

      Cevapla
      • metehan 2016/02/13, 23:46

        Çöpe atma mesellesi macazi anlam taşıyor olabilir.Fazla ilgilenilmiyor anlamında olabilir.

        Cevapla
  4. Mehmet Esat Belviranlı 2012/08/17, 12:01

    Yazı her ne kadar endüstriye yönelecek mezunlar için yazılmış olsa da, akademik alanda ilerlemek isteyen arkadaşlar için benim birkaç önerim olacak:

    1) Hangi okuldan mezun olursanız olun, eğer yurtdışında ya da yurtiçinde master/doktora yapmak isterseniz notunuzu muhakkak olabildiğince yüksek tutun. En az 4 üzerinden 3.5 olmalı notunuz. Hatta 3.75 olmalı. Dile kolay ama en önemli anahtar bu. Yurtdışındaki okulların mezun olduğunuzu üniversite hakkında çok bir fikri olmayacağı için, notunuz temel bir gösterge haline geliyor.
    2) Okulunuzun markası, sizin ingilizceyi iyi öğrenip yüksek TEOFL ve GRE skorları almanıza hiçbir şekilde mani değil. Alabileceğiniz en yüksek notları almalısınz. Örnek: Toefl IBT 90 ve üzeri, GRE Analitik 800 olmalı.
    3) Tübitak ve MEB in yurtdışı yüksek öğrenim burslarını muhakkak takip edin ve başvurun. Özellikle ABD’de master ve doktora için finansal kaynak çok önemli. Eğer okuldan finansal destek istemezseniz, kabul alma şansınız çok daha yükselir. Okulunuzun markası daha da önemsiz hale gelir.
    4) Kesinlikle CV nize yazacağınız, proje ve dandik de olsa makale/konferans olması için çaba gösterin. Bunlar sizin akademik değerinizi artıracaktır.

    Cevapla
    • Ahmet Alpat 2012/08/20, 07:31

      Eline sağlık Esat. Akademik kısmı yazmak aklıma gelmemişti, teşekkür ederim. Bununla ilgili geniş kapsamlı bir yazı yazarsan misafir yazar olarak yazını yayınlamak isterim 🙂

      Cevapla
  5. e.t 2012/08/17, 18:46

    bu “etiketli üniversite” lerde okuyan birçok arkadaşlarım var. eğitim kalitesini sorduğumda ise nerdeyse tamamı okullarına lanet ediyorlar ve hiç bir şey öğrenemediklerini aksine takıntılı hocalarla uğraştıklarını söylüyorlar. tabkii oralara dereceler yaprak girdiler ve mezun olduklarında tabiki bir adım önde olacaklar. ama herkes bu üniversitelerde okuyacak kadar çalışkan olmayabilir bunlardan biri de benim. eminim sayfanızı benim gibi bir çok genç mühendis adayı takip ediyordur ve sizin yazılarınızı okuyup karamsar olmalarını istemem doğrusu. çünkü kapatılmıycak bir açık yoktur bizlerde onların görüğü dersleri görüyoruz bizlerde labaratuarlara sahibiz, bizlere de o üniversitelerden mezun olmuş hocalar ders veriyor vs vs. yeterince de çalışıyorsak neden olmasın diye düşünüyorum. kimse karamsar olmasın bu noktada herkes elinden geldiğince çalışsın.

    Cevapla
    • Ahmet Alpat 2012/08/20, 07:48

      Merhaba,

      O “etiketli üniversiteler”de okuyan öğrenciler eğitim kalitesine lanet ediyorlarsa, “etiketsiz üniversiteler”de okuyan öğrencilerin “okulumuzun eğitim kalitesi çok iyi” demeleri gerçekçi olmaz o zaman.

      Herkes yaklaşık aynı dersi görüyor, tüm okulların laboratuarları var, ona bir itirazım yok. Kimseyi karamsarlığa sevketmek de istemiyorum. Amacım neden karamsarlığa sevketmek olsun ki?

      Üniversite tercihlerinizden itibaren dershane hocalarınız ve tercih rehberleri sonra da tüm öğrenciliğiniz boyunca okuduğunuz üniversite camiası tarafından endoktrinasyona maruz kalıyorsunuz; okulumuz süper, bak bu adam/kadın buradan mezun, şunun maaşı 3000 TL, kendini geliştirirsen hiç farkın kalmaz, bu okul da çok köklü bir okul, kapatılamayacak açık yoktur filan gibi… Maalesef bunlar doğru değil. Kapatılamayacak açıklar vardır, üniversitenin eski olması köklü olduğu anlamına gelmez, kendinizi geliştirirseniz de eşit olamayabilirsiniz. Önce geride başladığınızı kabul etmeniz gerekir, bunu inkar etmek işinize yaramaz, çözüm de değildir.

      Kimseyi karamsarlığa itmeye niyetim yok. Gördüğüm/duyduğum/bildiğim şeyleri yazıyorum. Süpersiniz, hepiniz iş bulabilirsiniz, yüksek maaşlarla işe başlayabilirsiniz demek kolaydır ama inanmadığım şeyleri yazmış olurum.

      Kiminiz iş bulamayacak, kiminiz baba mesleğini yapacak, kiminiz asgari ücretin biraz üstünde işe başlayacak. Maalesef durum böyle. Diğerleri de kötü, onlar da bizimle aynı, açıklar kapatılır diye inkar etmek çözüm değil. Bir ODTÜ, Boğaziçi mezunuyla Anadolu’da bir üniversite mezununun hiç aynı olma ihtimali var mı?

      Cevapla
  6. Turgay 2012/08/19, 11:17

    Öncelikle herkesin bugün gibi nice bayramlarının sağlık ve sıhatli olmasını dilerim.

    @e.t
    Yazıda anlatılmak istenen etiketsiz bir üniversiteden mezun olunca şansının dönmeden yüksek yerlerde çalışma imkanı zor demek istiyor. Ama iyi bir üniversiteden mezun olan birisinin o şansı daha yüksek oluyor ve senin yeterince çalışıp kendini geliştirme fikrini zaten açıklamış. Tabiki insan istedikten sonra herşeyi başarabilir. Herşey gönlünüzce olsun…

    Cevapla
    • Ahmet Alpat 2012/08/25, 02:14

      Havva o tür sorulara cevap veremiyorum maalesef, herkes aşağı yukarı kendi okulunun piyasadaki yerini biliyordur diye düşünüyorum.

      Cevapla
    • murat 2015/08/02, 22:14

      Havva Hanım universitenin etiketi sizin universiteye severek gidip gerçekten faydalanabilmeniz le alakalı etiket ilk yıllarda önemli olsa da uzun vade de teknik ve doğru meslek seçimidir önemli olan. Bu arada i.u çok iyi bir universite:)

      Cevapla
  7. gizem tercanlı 2012/10/02, 17:35

    merhaba … benimde bikaç sorum olcaktı cevaplarsanız sevinirim ben odtü ee istydum ama puanım yetmedi ankara ee müh. oldu ve şimdi çok kararsızım seneye okulu dondurup bi daha girsemmi diye düşünüyorum bi yıl kaybetcem belki ama kazanırsamda daha çok yıl kazanrm diyede düşünüyorum yani çok kararsızm bana bi fikir vereblrmsnz…

    Cevapla
  8. osman kemal 2012/11/06, 01:09

    Yazınız çok hoşuma gitti, teşekkürler.Artık etikete gerek yok ismimiz yeter demek lazım 🙂

    Cevapla
  9. Ymk 2012/12/02, 01:32

    Etiketi pek olmayan okuldan iyi bir etikete sahip okula geçmek sizce 1-2 senelik kayıp için değer mi ?

    Cevapla
    • Ahmet Alpat 2012/12/02, 01:35

      Okul değiştirmek isteyen kişinin hedefine, isteklerine göre değişir. Okulu bitireyim, özel sektörde bir işe girip çalışayım diye düşünen kişi için bence değer.

      Cevapla
  10. Ömer 2012/12/30, 20:58

    Ahmet Bey,

    Bende “etiketi olmayan” bir okulda, elektrik elektronik müh. bölümü 2.sınıf öğrencisiyim. Yazmış olduğunuz yazıları akıcılıkla okudum ve okumaya da devam edeceğim. Tecrübelerinizi ve bilginizi bizimle paylaştığınız için teşekkür ederim. Yazınızdan etiketi olmayan bir okuldan mezun olan mühendislerin kendi işlerini kurmalarının daha hayırlı olacağı sonucunu çıkarıyorum. Gelişimimi ve araştırmalarımı bu yönde devam ettireceğim.

    Ayrıca bir soru sormak istiyorum. Sizce elektrik elektronik okuyan bir öğrencinin yandal olarak bilgisayar müh.’ni mi seçmesi daha avantajlıdır yoksa işletme veya endüstri müh.’ni mi seçmesi?

    Cevapla
    • Ahmet Alpat 2013/01/15, 05:16

      Hangisinin daha hayırlı olabileceğini söylemedim Ömer. Nasip meselesi bu işler. Başarının öyle bir formülü yok. Ben piyasadan nasıl göründüğünü yazdım. Aday tarafında ne olacağını Allah bilir.

      Cevapla
  11. Hikmet GÜN 2013/01/17, 17:52

    Merhabalar Ahmet Bey,
    Dumlupınar Üniversitesinde Elektrik Elektronik Mühendisliği okuyorum.Çeşitli sebeplerden ve aynı oranda tembellikten 4. senem rağmen 2.sınıfım.Liseden beri hep Aselsan da bir mühendis olma hayali kurdum.Ancak üniversite de geçirdiğim bu 4 yılda kendi üniversitemde ve diğer üniversitelerde bir çok seminere katıldım.Seminerlerin bir kısmı da Girişimcilik üzerineydi.Başlarda bu fikir beni çok heycanlandırdı.Daha sonra bu heycanım harlandığı kadar çabuk söndü.Okulda aktif olarak görev aldığım öğrenci topluluğu sayesinde aselsan da dahil birçok firmadan bağlantılara sahip oldum.bu sayede bu firmalarda mühendis olmak sizinde belirttiğiniz gibi hayal dünyamızın bize sunduğu olanakları sunmadığını farkettim :).Ve geçen yıldan beri girişimcilik konusunun üstüne daha ciddi eğilmeye başladım.Daha çok seminere katılıyor daha çok araştırma yapıyorum ki sizin blogunuza da bu araştırmalarımın birinde denk geldim.
    Sorum la ilgili gerekli alt yapıyıda sunduktan sonra soru mu sorabilirm 🙂
    Henüz bir iş fikrim yok kendi sektörümüzde bir iş fikri oluşturabilmek için nasıl bir yol izlemeliyiz.Mesela ben otomotiv sektörüne duyduğum ilgiden dolayı o alanla ilgili yaptığım araştırmalar Türkiyenin otomotiv yan sanayinde iyi bir seviyede olduğunu ancak en büyük eksikliğin otomotiv elektronik yan sanayinde olduğunuda gösterdi.Ama bu eksikliğin nedenleri nelerdir neden bu işi yapan firma sayısı Türkiyede yok denecek kadar azdır.Bu konuda bir bilgi edinemiyorum.Bu konuda da fikirlerinizi merak ediyorum.Ayrıca “İş kuracaklar için askerliği boşverin” demişsiniz.Bu cümleyi anlamadım.En çok merak ettiğimde bu mezun olmadan bir iş fikri buldum,4. sınıfta kosgeb tübitak vb desteklerle işimi kurdum.Askerlik engeli yine önümüzde duvar gibi.Bu durumda askere gidip geldikten sonra mı kariyerimize başlamamız daha mantıklı olan.

    Cevapla
    • Ahmet Alpat 2013/01/19, 23:35

      Bir yerde çalışmadan, tecrube kazanmadan iş kurmanı önermem. Askerlik mecburiyse bir an önce yapmak lazım demişim. İş kurmak isteyen herkesin aklına ilk neler gelirse senin de aklına o gelir ve zaten orada parsalar toplanmıştır. İnce görmek için de iş tecrubesi gerekir. Eğer bir şekilde ince görmüşsen oradan yürür gidersin. İşletme, finans filan da bilmek lazım tabii ki.

      Cevapla
  12. Mühendiis Hanım 2013/01/20, 01:50

    Çok güzel bilgiler elinize sağlık.. Siteyi yeni keşfettim .. Kafam hep igelecek hakkında cok karısık.. yazılarınız sayesinde az çok bir yön çizebiliyorum.. Lütfen bizlere bilgilerinizi motivasyonlarınızı aktarmaya devam edin. Başarılar..

    Cevapla
    • Ahmet Alpat 2013/01/20, 15:36

      Kimseye yol, yön göstermeye çalışmıyorum. Bildiğim ve gördüğüm kadarını anlatabildiğim kadarıyla ifade etmeye çalışıyorum. Kimin ne anladığıyla pek ilgilenmiyorum.

      Cevapla
  13. Ömer 2013/03/22, 11:17

    “etiketi olmayan” bir üniversitenin elektronik mühendisliği bölümünden dereceyle ve yüksek not ortalamasıyla mezun oldum. Mezun olur olmaz birçok yere iş başvurusu yaptım ve Türkiye’deki önemli bir tüketici elektroniği şirketi geri dönüş yaptı. Önce mail ile birkaç C sorusu gönderip çözmemi istediler. Çözüp gönderdim ve mülakata çağırdılar. Mülakatta daha kimseyle konuşmadan önüme 4 sayfa C sorusu koydular. Mülakatta üniversitenin isminden veya derslerimdeki başarılarımdan çok üniversite döneminde yer aldığım projelerin üzerinde durdular.

    Benim bu mülakat deneyimime de dayanarak düşüncem şu ki piyasada “iş yapacak” mühendisler aranıyor. Örneğin etiketsiz bir üniversiteden vasat bir not ortalamasıyla mezun olmuş fakat bir veya birkaç konuda özel çabalarla kendini oldukça geliştirmiş, birkaç büyük projede yer almış bir mühendisin, etiketli bir üniversiteden iyi bir not ortalamasıyla mezun mühendise göre çok daha fazla avantajı olduğunu düşünüyorum. Ha olaya akademik kariyer manasında baktığımızda tabii ki işin rengi değişir; fakat bence şirketler etiket veya not ortalamasından çok yeni mezun bir mühendisin üniversite döneminde neler yaptığına daha fazla dikkat ediyorlar.

    Cevapla
  14. mehmet 2013/03/28, 12:57

    Yazınız gayet başarılı. Ama sormak istediğim bir şey var. Sizce Kocaeli üniversitesi/Elektrik mühendisi etiketi iyi olan bir üniversite midir? Hocaların bize aktardığı kadarıyla piyasada önemli bir yere sahip olduklarını düşündürüyorlar, fakat ben bunun objektif olduğuna inanmıyorum. O yüzden düşüncenizi merak ediyorum.

    Cevapla
    • Ahmet Alpat 2013/03/28, 13:36

      B tür spesifik sorulara cevap verecek yeterli done yok elinde ama Kocaeli’nin sanayii bölgelerine yakın olmasının avantajı olduğunu biliyorum.

      Cevapla
  15. Serhat 2013/04/19, 21:29

    merhaba yazilariniz cok guzel, ama kafama takilan biseyi sormak istiyorum, etiketi olan bir okuldan (bilkent, bogazici) mezun olanlar gercekten cok kolay bi sekilde is bulabiliyolar mi?

    Cevapla
  16. hande 2013/05/12, 20:07

    Görüşlerinize katılamıyorum.Etiketli dediğiniz üniversitelerden çıkan fakat iş alanında başarılı olamayan sayısız tanıdığım var.İş üniversitede değil kişidedir , kişinin zekasında ve bunu kullanabilmesindedir.Kendini geliştirmesinde ve özgüvenindedir.Herhangi bir firmaya bırakılan CV lerde üniversite ön plana çıktı diyelim , fakat bu iş yeri sahibinin sırf buna dayanarak kendine verimsiz bir eleman alacağını düşünmüyorum.Yapacağı sözlü mülakatlarda o övdüğünüz okuldan mezun olan fakat sosyal alanda aktif olamayan kendini gösteremeyen masa başı işlere yatkın kişilerin yerine , hem sosyal hem de analitik düşünce açısından kendini geliştirmiş ve geliştirebilecek bir mühendisi alması daha olasıdır.Yazınız gerçekten çoğu yeri yanlış ve karşı tarafın cesaretini kıracak özellikler taşıyor.Bu tarz bir yazının yardımcı ya da teşvik edici olduğunu düşünmüyorum.Yazmış olduğunuz yazı değiştirilemez kalıcıdır fakat düşüncelerinizin değişmesini diliyorum.İyi günler.

    Cevapla
  17. Fedai 2013/07/15, 19:25

    Ben bu sene büyük olasılık ile Sakarya Üniversitesi Elektrik/Elektronik Mühendisliği Bölümüne yerleşeceğim . Baktığım zaman çevremdeki Rehberlik hocalarından tutun iş veren kimseye hatta esnaf amcaya kadar Sakarya Üniversitesinin eğitim kalitesini öve öve bitiremiyorlar ayrıca akademik kadrosu da üniversitenin hiç fena değil . Sakarya Üniversitesi etiket açısından nasıl bir üniversitedir bilgilerinizi aktarırsanız sevinirim .

    Cevapla
    • Mustafa 2013/08/19, 04:10

      Yemisler seni dostum)) Sakarya vasat bir unidir.Etiketli uni de kasit ITU Bogazici Bilkent odtu falandir))

      Cevapla
  18. ahmed med 2013/09/03, 12:35

    ahmet bey ben inşaat müh. öğrencisi olmama rağmen yazınızı çok keyif alarak okudum. Ben Dikey Geçiş Sınavında Tr 36’ncısı olmama rağmen bir takım sebeplerden dolayı memleketime yakın ‘etiketsiz bir üniversite’ ye yerleştim. Söylediklerinizin birçoğuna katılıyorum. Gerçekçiliğiniz benim düşünce yapımla uyuşuyor. Hatta annemin bu yapıma ilişkin sürekli söylediği söz; ‘oğlum sen bu karamsarlığınla insanı uçurumun kenarına götürürsün’. Gördüğüm kadarıyla birçok arkadaş sizi annemin sözleriyle eleştirmiş. Umut tacirliği yapmadığınız ve gerçekçiliğinizi korumaya çalıştığınız için sizi takdir ediyorum.

    Muhakak ki kendini geliştirmek, çok para kazanmak, çok kültürlü olmak vs. şeyler için birçok kapı vardır. Fakat iyi bir üniversite okuyan kişiyle aramızda her zaman bir açık olacaktır ve dediğiniz gibi bu açık kapanmayanalarındandır. Yine dikkat ediyorum arkadaşlar gönüllerinde illa bu açığı kapatmanın bir yolu vardır demişler. Evet bence bir yolu vardır. Bu yol da o ‘etiketli üniversite’ yi okumaktır.

    Cevapla
  19. selin 2015/01/16, 10:39

    ben açıkcası sizin düşüncenize tam olarak katılamıcam. Etiketli bir üniversite evet avantajdır ama olanaklarını kullanıp başarı elde edebilirsek. Yoksa odtüden de olsan başka bi üni. den de olsan kendin çaba harcamadığın sürece hiç birşey olmaz. Benim ablamlarında bilişim şirketi var ve hergün onlarca yerden cv geliyor(etiketli-etiketsiz ünilerden) onlar yüzyüze geldikleri an anlıyorlar kimin iş yapıcağını. Şuanda yanlarında çalışan bir çocuk var mesela mevlana üni. burssuz okumuş, sıfırdan geldi şuanda bildiğiniz canavar o yüzden kişideki kapasiteye ve azme bağlı birşey. Herkesin ders kitaplarıyla arası iyi olucak diye birşey yoktur. Bende istanbul üni. elektrik-elektronik okuyorum şuanda 1.sınıfım ama bir firmada çalışıyorum ve bir sürüde iş teklifi alıyorum daha şimdiden.

    Cevapla
  20. hamdi 2015/02/03, 15:51

    Kendinizi kucuk gormeyin malaesef ODTU ogrencisi bile okulda ogrendiginden ote gitmiyor. Ben ODTU den ders aldim, Bilkent vb. okullardan gelenler de vardi. Gordugum su ki seviye berbat otesiydi. Daha en basit seylerden bile bihaberlerdi. Hoca bile benim bilgime hayret etmisti. Lakin itiraf etmeliyim ki, ben kendi kucuk sehirdeki universitemde hicbirsey ogrenmedim ve ODTU nun egitimi bizimkine binbir basar. Internetteki dersleri calisarak kendimi inanilmaz gelistirdim. Ben olsam ben de almam kendi okulumdan mezun olani, cunku egitim seviyesi, ingilizce seviyesi berbat otesi bizzat gozlemledim.

    Kendini gelistirmek mumkun internette yabanci universitelerin bir suru dersleri ve odevleri var. Ama malesef kendini ne kadar gelistirsen de etiket herseyden onemli. Kast sistemi olan bir ulkedeyiz ve hangi kasttan oldugunuz daha muhim. O yuzden bir ODTU veya Bilkent vb. mezunu her zaman onde gelir ve tercih edilir. Kendinizi gelistirmek masaliyla avutmayin. Gelistirecekseniz de kisisel tatmin ve zevk icin yapin. Cunku o cok uluslu ve krem sirketlerde hicbirzaman yeriniz yok. CV niz okunmaz bile.

    Ozet olarak bir ODTU mezunu tasra okuluna gore daha donanimli cikiyor. Istisnalar herzaman vardir ama kimse umursamaz. Su an yurtdisinda uluslararasi bir firmada calisiyorum, ama bugun aselsana basvursam yine almazlar.

    Cevapla
  21. Fatih 2015/11/14, 17:04

    Yazınıza saygı duymakla beraber çoğu cümlenize katılmıyorum. Odtü sizin deyiminizle etiketli bir üniversite ama ben tasarım derslerindeki projelerini görmüştüm inanın bizimkilerin yanından bile geçemezler. Örnek vermek istiyorum onlar çamaşır makinesinin kirli suyu dışarı pompalayan bir pompa tasarlamışlar ve 6 dk pompalanan suyu 3.2 dk indirmişler ben bunu gördüğümde gülmüştüm.

    Cevapla
  22. Faruk 2016/12/29, 16:51

    Sizin kibarca etiketsiz dediğiniz taşra üniversitelerinden olan cumhuriyet üniversitesi makine mühendisliği mezunuyum. Okula ilk başladığım zamanlar bir çok kişi sivasta okunmaz işsiz kalırsın odtü mezunu dururken seni kimse işe almaz tarzı yaklaşımlar oldu. Ben bu insanların lafını asla önemsemedim. Dersleri güzel takip ettim. Notlarımı çok yüksek tuttum elektrik elektronik mühendisliğinde yandal yaptım. Erasmus ile yurtdışına gittim. İngilizcemi çok ilerlettim. Fakülteyi dereceyle bitirdim. Okul bittikten sonra ankara’da önemli bir savunma sanayi şirketine mühendis olarak başladım. Bu pozisyonda odtü itü boun bilkent mezunları da vardı ama bana kaldırıp kimse sen sivasta okumuşsun demedi. Çünkü odtü itü mezununun yaptığını aynı şekilde bende yapıyordum. Aradan 6 sene geçti çalıştığım birimde çoğu kişi aynı pozisyonda iken ben onlara müdür oldum . Şu anda optikal silahlar üzerinde doktora yapıyorum. Allaha şükürler olsun sabrımın ve emeklerinin karşılığını aldım. Ülke şartlarına göre çok yüksek bir maaşım var. Ankaranın en iyi semtlerinin birinde yaşıyorum. Bindiğim arabanın yakıtını şirket karşılıyor. Çocuğumun kreş masrafını şirket karşılıyor. Yurtdışı tatil masraflarımızı şirket karşılıyor. Bakın sivastan kalktım allahın izniyle nerelere geldim. Aradaki fark kapanmaz diyenlere asla kanmayın. Okul okumak insanı mühendis yapmıyor odtü itü tarzı okullarda dahil. Ha şu doğru iyi üniversite mezunuysan 1-0 öndesin. Ama bu herşey bitti demek değildir. Eğer pes edersen kaybedersin. Pes etmeyip çalışırsanız hırslı olursanız aradaki farkı KAPATIRSINIZ.

    Cevapla

Leave a Reply

XHTML: You can use these tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>