Genç Mühendislere Tavsiyeler

Posted by & filed under Mühendislik.

Başlamadan farklı konularda çalışmış mühendis arkadaşların da tecrubelerini yorum olarak yazmalarını rica ediyorum. İsimleriyle birlikte listeye ekleyeceğim. Genç mühendis arkadaşlar için derli toplu bir liste olsun. Yeteri kadar büyüdüğünde “insan ilişkileri”, “teknik”, “iş hayatı/özel hayat dengesi”, “para/maaş”, “satış”, “teknik” gibi kategorilere ayıracağım.

Öncelikle belirtmem gerekir ki aşağıda yazacaklarım ya eksikliğinden dolayı sıkıntı yaşadığım ya da varlığından dolayı rahatladığım konular. Profesyonel iş yaşamında ilerledikçe, vakit geçirdikçe, yeni şeyler öğrendikçe belki aşağıda yazdıklarım değişecek, yeni maddeler eklenecek, bazı maddeler çıkarılacak. Şimdilik aklıma gelenleri not ettiğim liste aşağıdaki gibi. Yeni şeylerle karşılaştıkça veya aklıma yenileri geldikçe yazıyı güncellerim.

Bu yazı bu blogdaki muhtemelen en dinamik yazı olacak. Bu yazının tüm mühendis arkadaşlara yardımcı olacak büyük bir metine dönüştüğünü görmek istiyorum. Gerekirse bunun için mühendislik gruplarına çağrı yapacağım.

Çok uzun zamandır blog yazıyorum. Blogdaki yazılara, yazma tarzıma, konulara baktıkça aslında blogun da, yazarla birlikte gelişen, değişen bir varlık olduğunu görüyorum. Eskiden öğrenci arkadaşlara naçizane tavsiyelerde bulunurdum. Çünkü öğrenciyken yaptığım veya yapmadığım şeylerin olumlu ve olumsuz etkilerini görüyordum. Şimdi çalışma hayatım mühendislik tarafından yönetimi, finans, strateji tarafına kayıyor.  Bu sefer de mühendislik yaparken (hala yapıyorum, tamamen kopmuş değilim, sadece eskisi kadar yoğun teknik çalışmıyorum.) yaptığım/yapmadığım şeyleri ve etkilerini; birlikte çalıştığımız arkadaşların yaptıkları/yapmadıkları şeyleri ve bunların yöneticiye/şirkete etkilerini daha iyi gözlemlemeye başlıyorum. Bundan dolayı olsa gerek, yazdıklarım bu yöne doğru evriliyor.

Tabii ki birlikte çalıştığımız/çalışacağımız arkadaşlara da Katı Hal’de çalışma kılavuzu olsun istiyorum.

  • Eğer bir ortak çalışma toolu kullanıyorsanız ve bir dökümandan, dosyadan, datasheetten vs bahsediyorsanız o dosyanın nerede olduğunu söylemek yerine onu attach edin, olmazsa link verin, o da olmazsa yerini tarif edin. Çalıştığınız kişinin işini kolaylaştırın.
  • Bir komponent kullanmaya karar verdiğinizde bununla birlikte çalışacak başka komponentler varsa ve hangisinin daha uygun olduğunu kestiremediyseniz datasheete ve App Note’a bakın. Orada mutlaka uygulama örneği vardır. Yoksa ülke temsilcisini arayın. Ülke temsilcisi yoksa bölge temsilcisini arayın. Mail atarsanız geç dönerler.
  • Devre tasarlayacaksanız önce mutlaka blok diyagram çıkarın. Birbirleriyle haberleşecek komponentlerin haberleşme protokollerini kontrol edin. Birbirleriyle haberleşemiyor olabilirler.
  • İşlemci seçiminde aynı ailenin başka bir modelinde onun için ayrı bir komponent kullandığınız bir özellik var olabilir, onu kullanın. Bunun için üretici firmaların komponent seçim uygulamalarını kullanabilirsiniz.
  • Yapamadığınızda yardım isteyin. En azından nasıl bir yol izlemeniz gerektiğine dair fikir alırsınız. Çoğu zaman işin çok karmaşık olduğu duygusundan kurtulursunuz. O his sizi zihinsel olarak felç eder.
  • Çalışma arkadaşlarınız size bir şey tarif ederken onu biliyorsanız bile biliyorum demeyin. Birinin ağzına laf tıkmanın kötü bir şey olduğu bir yana, asıl sebebi size bildiğiniz şeyi tarif ederken bilmediğiniz bir şeylerden de bahsedebilecek olması.
  • Bir şeyin nasıl yapıldığıyla ilgili konu açılmışsa ve nasıl yapılacağını biliyorsanız konuştuğunuz kişilere o işi nasıl yaptıklarını sorun. Ne kullandıklarını, hangi kütüphanekerş kullandıklarını, donanımlarının ne olduğunu, onu neden seçtiklerini vs. Bir anda bir işi yapmanın 3-4 farklı yolunu öğrenivereceksiniz. Bir sonraki işinizde daha akıllı tercihler yapabileceksiniz.
  • Eğer bir iş fikriniz, ürün fikriniz varsa ve bu fikir bir noktada yüksek teknoloji içeriyorsa, “neden şunlar yapmamış?” diye kendinize sorun. Bir kaç yıllık meslek hayatınızda aklınıza gelen, karşınıza çıkan şeyin bir başkasının aklına gelmemiş olması, karşısına çıkmamış olması düşük bir ihtimal.
  • Kendinizi biraz küçümseyin. Kendinizi sevmemek anlamında söylemiyorum. Neden bir başkası yapmamış sorusu önemli bir soru. Bu sorunun cevabını bulduğunuzda çoğu zaman fikrinizi test etme aşamasına bile sokmayacaksınız. Yüzbinlerce insanın üzerinde çalıştığı bir konuda sizin dünyayı değiştirecek bir buluş yapma ihtimaliniz çok düşük. O şeyler haber sitelerinin yazdığı konudan habersiz editörlerin dünyasında oluyor. 1500 ‘lü yıllarda yaşamıyoruz. Ha deyince çığır açan buluş yapılmıyor.
  • Toplantılarda not alın. Toplantı notları için defteriniz olsun ve not alın. To-do listinizi toplantıdan sonra hemen çıkarın.
  • Çalışma verimliliğiniz üzerine sürekli kendinizi geliştirmeye çalışın. Çalışma Verimliliğinizi Artırma Üzerine yazısına göz atabilirsiniz. Ne verimliliğin, ne de kendini geliştirmenin özel bir formülü yok. Hepsi küçük değişikliklerin birleşmesiyle ilgili.
  • Meslektaşlarınızla arada bir buluşun. Bir komüniteniz yoksa oluşturun.
  • Mutlaka blog tutun.
  • Tasarım ve estetik çok fark yaratır.

Şimdilik burada bırakalım, aklımıza başka şeyler geldikçe ekleriz.

Not: bu aralar ask.fm/ahmetalpat ‘ta soruları cevaplıyorum. Enteresan sorular geliyor. Birbirine çok benzeyen sorular da geliyor. O hesabı açıp soruları cevaplayacağım demek bir taahhüt olduğu için her soruya cevap vermeye çalışıyorum. Aklınızda bulunsun. O hesabı açtıktan sonraki 24 saatte 200’den fazla soru cevapladım. 2 günde 300’den fazla soru cevapladım. Hala devam ediyor. Orada da daha spesifik sorularla ilgili yorumlarımı görebilirsiniz.

Not 2: özellikle en azından 3-5 yıldır mühendislik yapan arkadaşlardan tavsiyelerini yorum olarak bırakmalarını rica ediyorum. Bu döküman muhtemelen kümülatif bir şekilde büyüyecek. Bırakacağınız bir tavsiyenin yıllar sonra bir mühendisin mesleki hayatını değiştirebileceğini göz önünde bulundurun.

Not 3: bunu Github’a da koydum. Oynayabilir, kopyalayabilir, mastera merge edebilirsiniz.

 

Tags: ,

18 Responses

  1. Ahmet 2014/09/04, 20:06

    4senelik tecrübeli bir mühendis olarak naçizane tavsiylerim:
    Yeni mühendis arkadaşlarda, istek hırs konusunda problemler olmuyor. Okul hayatından sonra adım attıkları iş hayatının kuralları bambaşka. İş hayatının yazılı olmayan kurallarını öğrenmeye bakın. Karşılaştığınız, tanık olduğunuz zor durumlarda siz ne yapardınız empati yapın. Sizden daha tecrübeli arkadaşlarınızdan böyle durumlarda nasıl davranılmasının uygun olacağı konusunda fikir alınız.
    Yöneticiyi yönetmek diye bir kavram var. İnternetten uzun uzun araştırıp, okuyup öğreniniz.
    İş yerinde herkesle diyalogunuz olsun. Kimseye şirin gözükmek zorunda değilsiniz, ama merhaba- günaydın-afiyet olsun gibi kelimeleri kullanmak nezakettendir. Türk halkı olarak tanıdığımız, sohbetimiz olan kişilerin işlerini daha hızlı yaparız.Faydasını görürsünüz.
    Size katkı sağlayacağını düşündüğünüz her işi yapın. Benim görev tanımım değil kelimesini kullanmayın.
    Şirket içerisindeki diğer kişilerin ne yaptığını, bunu nasıl gerçekleştirdiğini yüzeysel de olsa öğrenin. Çayı kahveyi arkadaşınızın masasında içerseniz, hem sohbet edersiniz, hem de iş konusunda farklı fikriniz oluşur.
    İşinizin takibini iyi yapın çok faydasını görürsünüz. Başkasının yapması gereken fakat sizi ilgilendiren bir konunun sorumluluğu da sizdedir bunu unutmayın. X bölüm onunla çalışıyor, yapacaklar ama hala yatıyolar cümlesindeki sorumlu hem X bölüm hem de sizsinizdir.
    Duygularınıza hakim olun. İş hayatı sinirli, gergin, kavgacı insan kişiliğini sevmez. Fikirlerinizi her türlü ortamda sonuna kadar savunun ama bunu bağırmadan, kızmadan sakin sakin yapmanız gerekmektedir.

    Cevapla
  2. Canburak Tümer 2014/09/05, 09:47

    Biraz daha kurumsal denilen büyük firmalar için yazılım ağırlıklı konuşacağım.
    – Müşteriden ya da analistten gelen her değişiklik talebini yazılı olarak alın. Sonra “vay arkadaş analiz nasıl son ürün nasıl?” diyerek değişikliklerin suçunu üzerinize yıkmasınlar.
    – İşinizle ilgili olarak sorumluları öğrenin, operasyon kimdedir, analiz kimdedir, yazılım mimarı kimdir. Bu kişileri bilin, tanıyın. Gerektiğinde ortalarda sorumlu aramakla vakti kaybetmeden doğrudan temas kurarsınız.
    – Beraber çalıştığınız insanların hiçbiri orada sadece o iş için bulunan robotlar değil. İş dışında da sohbet edin, hal hatır sorun gönül alın. Emin olun içeride ve dışarıda faydası çok olacak.
    – Özellikle ilk yıl içinde yapamadığınız bir işin içinde kaybolmayın, deneyimlilere sorun. Sizin sorununuz muhtemelen daha önceden cevaplanmış bir sorundur. Bazen cevaplar google’da ya da stackoverflow’da değil kişilerin deneyiminde oluyor.
    – Stajyerleri küçük görmeyin, ezmeyin, sorularını cevaplayın, yardım edin. Şimdi öyle görünmese de 3-5 yıl önce sizde gerçekten aynı durumdaydınız.
    – Her şeyi vaktinde önce yapmak sizin yararınıza olacaktır. İş yerine 15 dakika erken gidin iş arkadaşlarınızla sohbet edecek birbirinizi tanıyacak vaktiniz olur. Projeleri son günden önce bitirin kalan zamanı test için veya iyileştirme için kullanırsınız.
    – İş yerindeki boş vakitlerinizi facebook, twitter yerine işinizle ilgili yeni teknolojileri takip etmek, işinizle ilgili araçların demolarıyla uğraşmak ya da benzer teknik blogları okumak yararınıza olacaktır.
    – Fırsatınız olursa mutlaka, X günü, Y hackathonu, Z semineri gibi etkinliklere katılın, bir işin farklı farklı nasıl yapılacağını görürsünüz, kullandığınız araçların kullanmadığınız özelliklerini tanırsınız, yeni insanlar tanır yeni fırsatlar elde edersiniz.

    Cevapla
    • Ahmet Alpat 2014/09/07, 23:04

      Teşekkürler Canburak. Değişiklik taleplerini yazılı almak kısmına şunu da ekleyebilirim: her proje için ayrı bir seyir defteri tutun. Seyir defteri demişken bir txt dosyası bile olabilir. Oraya müşteriden gelen değişiklikleri, tarihi, saatiyle, kimden geldiğiyle not alın. Müşteri ben öyle bir şey istemedim dediğinde yüzlerce mail arasından aramakla uğraşmazsınız, o an toplantıda hemen bulursunuz. Müşteriye, projeye göre etiketleme kullanmak da arama işini kolaylaştırabilir.

      Cevapla
  3. Cevdet 2014/09/05, 10:24

    Bu güzel yazıya katkı sağlamak açısından ben de aklıma gelen birkaç şey ekleyeyim.
    “Siz şuan yeni başlayan bir mühendis olabilirsiniz ancak belli bir süre sonra bir bilgi birikimine sahip olacaksınız ve bu bilgi birikimini kazanırken geçtiğiniz yolları unutmayın. Sizden daha az tecrübeli bir arkadaşınız yardım istediğinde onu ukala bir üslupla değil de nazik bir üslupla cevaplayın. Yardım istediği konularda, sizin o problemi çözerken karşılaştığınız problemleri de anlatın ki o da farklı yollardan gitmeye çalışıp hem zaman kaybetmesin hem de tekerleği yeniden icat etmeye çalışmasın. Bunun dışında her ortamda çok fazla karşılaştığımız ve temelinde ‘ben robot yapıcam!’ düşüncesi bulunan arkadaşlara şöyle bir tavsiyem olacak. Robot yapmaya karar verdiyseniz bile önce onun her parçasını ayrı ayrı tasarlayın. örnek veriyorum mekanik bir parçasının bir step motorla hareketini sağlayacaksanız önce arduino gibi bir geliştirme ortamı üzerinden step motor kullanıp o parçanın hareketini sağlayın. Daha sonra robotunuzun ana kontrol kartından aynı işlemi yapmaya çalışın. Eğer herşeyi aynı anda birleştirip komple bir tasarım yapmaya kalkarsanız bir bölümdeki sorun sizin günlerce çözüm aramanıza sebep olabilir. Benim yeni başlayan arkadaşlarda ve neredeyse Türk insanının %90’ında gördüğüm, kullanılmadığı için gelişimi baltalayan bir kelime var. Bu kelime ‘Bilmiyorum’. Etrafımda kimse bilmiyorum demiyor, diyemiyor. Bunu demeyip kendi başına çok zaman kaybediyor. Boşa kürek çekiyor. Halbuki bilmiyorum diyerek birilerinden yardım istese hem işi çok kısa sürede bitecek, hem de o problemi kendi başına çözme stresinden kendini heder etmemiş olacak.” Şimdilik söyleyeceklerim bu kadar sayın Alpat. Yeni yorumlarda görüşmek üzere ;]

    Cevapla
    • Ahmet Alpat 2014/09/07, 23:05

      Sayın Dikiciler,

      Öncelikle teşekkür ediyorum. Bilmediğini sormak kısmına sonuna kadar katılıyorum. Buna ek olarak bilsen bile ben şöyle yaptım, siz nasıl yapıyorsunuz, ne kullanıyorsunuz diye sormak da çok faydalı. Başka metodlar öğreniyorsun.

      Cevapla
  4. Hüseyin 2014/09/06, 21:28

    Selamlar;

    özellikle yeni mezun yada mezun olmak üzere olan arkadaşlara tavsiyem deneyin. Evet deneyim değil gidin deneyin. Bakın bakalım o büyük inşaat firmasında çalışmak gerçekten heves ettiğiniz gibi miymiş? Bir bakın bakalım o büyük firma sizin istediğiniz gibi? Yeni mezun arkadaşlardan çok büyük bir beklentisi yok piyasanın, verileni ne kadar hızlı anlıyor, yap denileni yapabilmek için çaba sarfediyor mu yoksa işten mi kaçıyor. İş yerindeki arkadaşları ile uyumu nasıl, işe vaktinde geliyor mu, iş dışında da hobileri var mı, firmaya ve diğer çalışanlara katkısı olur mu ileride vs.. bu gibi şeyler bekleniyor. Tabi ki standart ve temek mühendislik bilgisi, özellikle analitik yorum yapabilme yeteneği ve çözüm odaklılık aranan ve beklenen temek özellikler. Çok korkmayın ilk iş tecrübenizden ve size uymuyorsa fazla zorlamayın. Ne kendinizi ne de iş vereninizi üzmeyin. Güzel ayrılın gidin yeni bir tecrübe deneyin ve genelde 2. 3. tercihlerde insan doğruyu buluyor. Ben 2. veya 3. de buldum diye değil genel de bu şekilde oluyor. İlk girdiği iş yerinde 6-7 yıldır çalışan arkadaşlarım da var yanlış anlaşılmasın lütfen. Sadece iş değiştirirken ürkek davranan genç arkadaşlarıma bunun doğal bir şey olduğunu belirtmek istiyorum. Yoksa durduk yere de 3 kuruş fazla veriyor diye iş değiştirmek hem etik değil hem de gideceğiniz yerde ne ile karşılaşacağınızı bilmiyorsunuz. Şimdilik son olarak kendimden bir örnek vererek bitirmek istiyorum. Daha sonra devam edeceğim farklı örneklerle :
    Şuan çalışmakta olduğum şirketten başka bir firmadan teklif aldığım için ayrılmak istiyordum ve ayrılmak üzereydim. Mevcut şirketimde herşey normaldi. İyiler var kötüler fakat ortalamanın üzerinde bir rahat ve keyif ile çalışıyordum. Sadece diğer firma yine mevcut firmam kadar büyük benzer bir pozisyon ama daha iyi ücret veriyordu. Babama danıştım son olarak cevabı şu oldu ve bana çok mantıklı geldi. Mevcut iş yerinde çalışma saatlerine yazıldığı gibi uyuluyor ve fazlası için kimse seni zorlamıyor. Ofisteki arkadaşlarınla ve yöneticinle aran iyi. Her çarşamba ofisten arkadaşlarınla halı saha da futbol oynuyorsun. Hafta sonu onlarla gezmeye gidiyorsun. Gününüm büyük kısmını ofis arkadaşlarınla geçiriyorsun ve ofisteki mutluluğun, kişisel performansın için de önemli. Belki gideceğin yerde de bu gibi bir ofis seni bekliyor ama tersi de olabilir. İş değiştireceksen alacağın ilave ücret alacağın riske değmeli . Ben kalmayı tercih ettim ve hem mutlu hem de başarılı oldum. Başarınız görülüyor siz merak etmeyin görülmediğini sanmayın görülüyor ve oradan alacağım ilave ücretin fazlasını maaş artırımında aldım. Bugün biraz ilk yıllardaki iş değiştirmeye değinmeye çalıştım ve her hangi bir sorusu olan arkadaşıma da her zaman yardımcı olmaktan memnuniyet duyarım. Bir sonraki yazımda yabancı dil bilmenin önemi ve öğrenci değişim programlarının faydasından bahsedeceğim. Selamlar
    Hüseyin

    Cevapla
    • Ahmet Alpat 2014/09/07, 23:07

      Hüseyin teşekkür ediyorum. Bunlar kurumsal tarafla ilgili çok kıymetli tavsiyeler. Senin öğrenci değişim programlarıyla çok yakın ilişkin olduğunu biliyorum. Yabancı dil ve değişim programlarıyla ilgili tavsiyelerini de sabırsızlıkla bekliyorum.

      Cevapla
  5. Arif Ahmet Balık 2014/09/07, 17:18

    Ben bir mühendis değilim, çok fazla tecrübem olduğuda söylenemez. Fakat işin teknik kısmında benimde edindiğim birkaç tecrübe var;
    İş yaşamına girmeden önce önemseiğim ve üzerinde durduğum tek şey programlama dillleri, hangi elektronik komponent nasıl çalışır gibi konulardı. Fakat iş hayatına girip gerçek bir proje ile uğraşmaya başlayınca şunu gördüm. Projeyi aldığınız gibi hemen kodların başına geçerseniz büyük hata yapmış olursunuz. Satır sayısı arttıkça kodların git gide karıştığını ve anlamsızlaştığını görürsünüz. Artık işler öyle karışırki, o an uğrştığınız hatalardan kafanızı kaldırıp düşündüğünüzde projenizden ne kadar uzaklaştığınızı ve ne kadar alakasız bir noktaya geldiğinizi görürsünüz. Bu yüzden yapmamız gereken en önemli şey ön hazırlık, algoritmalar, diyagramlar vs. Bir proje için 1 ay gibi bir süreniz varsa bunun 2 haftasını kağıt üzeri tasarıma, 1 haftasını yazılımı yazmaya diğer 1 haftasınıda test ve hata gidermeye harcamamız gerekiyor. Özellikle Türkiyede yazılımcılar test ve hata giderme konusunu pek ciddiye almıyorlar ve sonucunda ürün son kullanıcıya ulaştığında bir sürü şikayet ile karşılaşıyorlar. İşin programlama kısmı pek kafaya takılmamalı. Kağıt üzeri tasarım yaptıktan sonra internetin başına geçip örnek projeleri inceleyin, birsürü örnek bulacaksınız. Sonra bu projeleren parçalar alarak yazılıma ekleyin. Sorunla karşılaştığınız yerlerde birilerine sorun. İnternette bolca forum var. Modüler programlama, nesneye yönelik programlama gibi konuları çok iyi kavrayın. Yani kısacası programlama dili değil programlama bilimini öğrenin. Bunları öğrendikten sonra geriye sadece anahtar kelimeler, hazır fonksiyonlar ve kütüphaneler kalıyor ki bunları ezberlemeniz şart değil ve artık işler profesyonelleşince mümkünde olmuyor.

    Cevapla
  6. Hüseyin 2014/09/15, 00:38

    Selamlar tekrardan arkadaşlar.

    Bu sefer de biraz yabancı dilden bahsetmek istiyorum. Yabancı dil konusu üzülerek belirtmek istiyorum ki bizde MEB tabanlı geldiği için çok iyi değildi ancak giderek geliştiğini görebiliyorum. Ben küçük bir şehirden geldim ve hayal dünyamız da çok büyük değildi. O zamanlar böyle internet yok tabiki. Üniversitenin ne olduğunu komşunun kızından, dayının oğlundan falan öğreniyoruz 🙂 Neyse kendimize de soruyoruz bu yabancı dil ne olacak ne işe yarayacak diye. Kalkıp da İngiltere’de yaşayacak halimiz yok ya! İlk stajımı yapıyorum Bodrum Hava Limanında müdürüm geldi internetten tanıştığı birisi ile yazışıyor ama ingilizcesi yetmediği için benden yardım istedi ve ingilizcenin ilk kurumsal faydasını o gün gördüm. Müdürüm ile daha samimi oldum ondan sonra ve cidden ne öğrenmek istediysem anlattı. İkinci ve daha ciddi staj yaptığım yerde de iş veren sağlam ve güvenilir bir firma. BEDAŞ’tan falan işler alabilen güçlü bir firma ancak yurt dışına açılmak istiyor. Özellikle bu Irak falan pazar kızışıyor çok karlı işler var. Bunlar işin teknik kısmında on numara ama elemanları eski. İngilizce bilen biri lazım bunlara. Hikayenin gerisi malum. Buraya kadar olan kısım evet iş hayatınızda artık İngilizce olmazsa olmaz. Artık bu internet aracılığı ile herkes herkes ile heryerde alış veriş yapıyor. Yani iş yerinde başarılı ve aranan bir çalışan olmanız için şart. Ancak bu sizi motive etmeye yetmeyebilir, şahsen beni etmiyordu. Biraz sisteme aykırı birisi olduğum için sistem için bir şeyler yapıyor olmak, sistemde yer bulabilmek için çaba harcamak bana göre değildi. Doğru motivasyonu da çok geçmeden yakaladım. Öğrenmek, tanımak. Daha fazla öğrenmek istiyorsanız yabancı dil şart. Daha fazla insan tanımak istiyorsanız yabancı dil şart. Daha fazla ve değişik insanlarla tanışmak demek hayal gücünüzü genişletmek demek. Bir mühendis için olmazsa olmazlardan biridir hayal gücü. Sizi sıradan mühendislerden ayırır. Daha fazla memleketten insanın yazdığı blogları okumak, mesela Ahmet’in bu başarılı yazı dizileri gibi, için yabancı dil şart. eğer şuan bu yazıyı okuyorsan zaten bir farkındalığın var ve farklı olmak istiyorsun zaten. O zaman senden buna benzer yabancı forumları da okumanı beklerim. Yine yabancı dile geldik. Yabancı dilin önemine belki biraz fazla da değinmiş olabiliriz şimdi gelelim peki bu yabancı dili nasıl öğreneceğiz madem biz de çok iyi yapılmıyor nereden öğrenelim. Bunun için öğrenci arkadaşlara en güzel ve ucuz yöntem öğrenci değişim programları. Bir tanesi Erasmus. Ben Erasmus’a gitmeyi 1. sınıfta kafaya koyduğum için 3 yıl boyunca her sömestr üstten ders aldım 1-2 tane. Son yıla ders kalmadı 🙂 gittim paşalar gibi bana verilen paraları yerken onlarca ülkeden insan tanıdım. Onların hayat tarzlarını ve mesleğime katkısı olacak şeyleri sordum. Ben Italya’da yaptım örneğin priz bozuldu değiştirirken Avustralyalı arkadaşla konuşuyordum. Orada bu işler nasıl, bizdeki gibi hemen baba gelir yenisi ile değiştirir mi yoksa elektrikçi mi çağrılır vs.. buna benzer küçüklü büyüklü bir çok örnek. Bunların pek kısmını da yazılı olarak sakladım. Erasmus yapmak için gerekenler ortalamanın biraz üzerinde notlarınızın olması, orta seviye ingilizceniz olması ve gönüllülük esası. Erasmus ile ilgili duyduğunuz pek çok hikaye gerçektir veya gerçeğe yakındır ama siz ne aldığınıza bakın. Ben de çok gittim o anlatılan partilere vs. ama kendime bir şeyler katmayı da ihmal etmedim. Diğer bir yöntem Work and Travel. Bunun için ilk başta cebinizden biraz para çıkıyor ama geri kazanabileceğiniz bir para. Ya da en azından bir kısmını. Ben yapmadım ama keşke yapsaydım diyorum. 2 kere yapan arkadaşım var adam bildiğin aksanlı İngilizce konuşuyor. Çok çalıştı orada ve verdiği parayı fazlası ile çıkardı. Peki ilk başta o parayı ödeyecek gücünüz yoksa? Farklı alternatifler var. Örneğin günde bir paket sigara içeceğine o parayı koy hergün bir kenara yılsa 3500TL. Sigara içmiyor musun? O zaman içiyormuş gibi yap sen de yine koy o parayı bir kenara. Gene mi olması pek çok barlarda, lokantalarda yarı zamanlı işler var. 2-3 ay çalışsan çıkarırsın Work and Travel parasını. Anketörlük yaptım mesela ben, yine hiç unutmam bir gün 40 TL aldım akşama kadar yağmurda çalışıp ama akşamına 50 TL harcamıştım bir gece kulübünde. Sen harcamaz isen iyi bir para biriktirebilirsin ama tüm bunlar için o ilk kısımda belki biraz fazla değindiğim dediğim yer var ya işte ona geliyoruz. Bunun için motivasyon gerekli! Bir diğer ve güzel yabancı dil öğrenme yolu da seyahat etmek. Seyahat için gerekli parayı bulmak için gerekli enerji de sen de mevcut. Sağda solda arama. Buralarda güzel bir laf var Don’t look other way! her şeyin başı sensin başka yerde arama. Buralarda derken yukarıda kendime lise yıllarında sorduğum bir soruyu hatırlatmıştım sizlere İngiltere’de yaşayacak değiliz ya demiştim kendime. Bu da bana kapak olsun 🙂 selamlar arkadaşlar. Bir sonraki yazımda alan seçimi ve bitirme tezi ile ilgili yazmaya çalışacağım.

    Cevapla
    • Alperen 2014/09/15, 01:11

      Teşekkürler yorumların için Hüseyin abi hazırlıktaki bir E.e öğrencisine müthiş gaz oldu bunlar 🙂

      Cevapla
    • Selim 2014/09/28, 18:14

      Güzel bir yazı olmuş fakat benim size tek sorum var: İngilizce konuşma umrumda değil az çok şöyle böyle konuşurum ki saten hiçbir İngiliz de benden anadilim gibi konuşmamı bekleyemez, benim isteğim İngilizce okuyabilmek en çok istediğim İngilizce kitapları okuyup net anlamak cümleleri net öğrenmek,kelime bilgim var (kendi düşüncem ya da etrafımdaki insanlara göre olduğunu düşünüyorum ) fakat upuzun bir cümle gelince hiçbir şey anlamıyorum. NASIL İNGİLİZCE KİTAP OKUYUP ANLAYABİLİRİM ?

      Cevapla
      • Burak 2014/11/11, 11:35

        Merhaba Selim

        Kendi tecrübelerimden hareketle tavsiyelerim şunlar:

        1. Eğer uzun cümlelerdeki sıkıntın bilgi eksikliğindense kafanı karıştıran yerleri bir dilbilgisi kitabından iyice öğrenmelisin. Bunun başka bir yolu yok.

        2. Günlük yabancı gazete takip et.

        Guardian olur, Independent olur, hatta Türkiye’yle ilgili olsun dersen Hurriyet Daily var, Today’s Zaman var. Bu takip sırasında en önemli şey şu: ya elinin altında, ya da browser eklentisi olarak bir sözlük bulundur. Firefox’ta bir ara kelimeye çift tıklayınca anlamını getiren bir eklenti vardı, varsa en güzeli o, onu kullanarak günlük yabancı dildeki gazetelerdeki haberleri takip eder, birkaç köşe yazısı okursan okumana ve anlamana büyük katkısı olacaktır.

        Cevapla
  7. SİNAN 2015/02/11, 21:37

    3-4 yıllık bir mühendisim. Girdiğim işlerde bolca risk alıyorum şimdiye kadar kayda değer bir başarı elde ettiğimi de düşünmüyorum. Pek bir tecrübe veremeyeceğim. Güzel bir iş üzerinde çalışmaktayım(öylede sonuçlanır:) sonuçlandırınca tekrar dönüp detaylı bir şekilde anlatmayı düşünüyorum.

    Cevapla

Leave a Reply

XHTML: You can use these tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>