Kopyala Dönüştür Birleştir

Posted by & filed under Genel, Mühendislik.

Artık yeni hiçbir şey yok . İcat edilebilecek her şey icat edildi. Charles Duell -Amerikan Patent Dairesi Başkanı ,1899

2013 ‘te bunu duyan 10 yaşındaki bir çocuk bile bu söze güler. Çünkü geçen 114 senede inanılmaz sayıda “şey” icad olmuştur. Gerçekten öyle mi?

Bence o günden bu zamana kadar icad olan çok az “şey” var. Etrafımızda gördüğümüz neredeyse her “şey”, yüzyıllar öncesinde veya kendisinden onlarca yıl önce icat olan bir şeylerin değiştirilip dönüştürülmesiyle elde edilmiş olanlardır.

Gavurun 1980’lerden beri inovasyon diye bağırmasının altında da bu yatar. İnovasyonun ne olduğunu benzetmeyle anlatmak gerekirse; bir ineğiniz vardır, her şeyiyle ilgileniyorsunuz ve ne yapılması gerekiyorsa yapıyorsunuzdur. Günlük 5 litre süt veriyordur. İnovasyon, ineği değiştirmeden sütü günlük 15 litreye çıkarmak için yaptığınız şeylerdir.

İnovasyon demişken inovasyonun da bir yığın kuralı, kapsamı olduğunu belirtmek gerekir. TÜBİTAK’ın da tüm destek programlarının uygulama esaslarını dayandırdığı Oslo Kılavuzu bu  kapsamları belirler. Yine antrparantez Türkiye’nin inovasyon indexine de bir göz atmakta fayda var. Özetle burada, detaylı olarak da burada bulabilirsiniz.

Kaldığımız yere geri dönelim.

İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesine mutlaka gidin. 1000 yıl önce insanların neleri icad ettiklerini, şimdiki teknolojinin neyin üzerine kurulduğunu mutlaka görün. İcatlar ve teknoloji tarihini biraz daha merak ediyorsunuz. Aslında icatlar, bilim ve teknolojinin, kafanızdaki kronolojik sırada olmadığını görüyorsunuz. Gavurun tabiriyle tam bir “paradigm shifter”  Her mühendisin mutlaka ziyaret etmesi gereken bir müze!

Yaratıcılıkla ilgili bir şeyler izlerken yukarıda yazdıklarımı destekleyen bir videoya denk geldim. Mutlaka izleyin.

Konuşmacının Everything is a Remix adlı bir sitesi var. Genelde bu bağlamdaki içeriği topluyor. Ona da bakmanızda fayda olabilir.

Bu arada yazının ön izlemesini yaparken yanlışlıkla yayınladım. Neredeyse bitmiş yazıları bile taslakta tutan biri için yarısı yazılmış yazıyı yayınlamak pek ironik oldu. Neyse.

Yukarıdaki videoda adı geçen Malcolm Gladwell’in, Outliers kitabını da şiddetle tavsiye ederim.  O kitabın anafikri başarının aslında sadece çok çalışmakla veya kişiyle ilgili olmadığını, kişinin üzerinde etki sahibi olamayacağı faktörlere de bağlı olduğunu söylüyor. Bizden neden bir Facebook, Twitter çıkmıyor gibi soruların da cevabını barındırıyor.

Bir arkadaşımın babası 1980’lerde bir yazılım şirketi kurdu. Hala adı sanı pek bilinmeyen bir yazılım şirketi. O tarihlerde Birleşik Devletler’de kurulan yazılım şirketleri şimdi dünyanın en büyükleri.

Bu arada Alper, Usturlab diye bir site açtı. Teknoloji tarihi yazıyor. Okuduklarını yorumlayarak ve örnekleyerek anlatıyor. Siteyi paylaşayım mı dediğimde 3-5 yazı daha yazayım, ondan sonra demişti ama ben dayanamadım. Takip edilesi ve konusunda muhtemelen ilk ve tek site. Yazılarının ve hevesinin devamını diliyorum. Müsait bir zamanda kendisiyle teknoloji ve bilim tarihi üzerine bir söyleşi yapacağız. Aslında Hangout yapacaktık ama bir türlü denk gelmedi.

Söyleşi demişken bu aralar çektiğim videoları Youtube kanalıma yüklüyorum. Belki takip etmek istersiniz.

Hasta oldum. Yatıyorum. Yatacak kadar vahim değilim ama hafta içine kadar düzeleyim diye dinlenmeye çalışıyorum. Bu arada da taslaklarda kalmış 2 yazıyı gözden geçiriyorum. Yayınlanabilir hale gelmek üzere. Onları da bir kaç gün arayla yayınlarım muhtemelen.

Twitter, Facebook ve email listem yukarıda sağda. Mailinizi bırakmayı unutmayın.

Şimdilik hoşçakalın.
Reklam ve spam atmadığım mail listeme üye olmak için 10 saniyede aşağıdaki formu doldurabilirsiniz:

* indicates required



Leave a Reply

XHTML: You can use these tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>