Son Bir Kaç Yılın Muhasebesi

Posted by & filed under Kişisel.

Arada bir kaç ay önce yazdığım “tavsiye” yazısını saymazsak, 2 yıla yakın bir süredir yazmıyorum. Yazmak zaten sor bir iş. Rutine bindirmek daha da zor. Hele ki bunun hakkında bir yazı yazmalıyım diye düşündüğün konuya başlayıp, bir blog yazısı yazacak kadar bile derinlemesine düşünmediğini farkedince yazılar hep yarım kalıyor.

Yazmadığım bu 2 yıllık süre boyunca hayatımda bir çok değişiklik oldu. Bir çok şeyi bırakıp bi çok şeye başladım. Bu seneler, önümü biraz daha net gördüğüm, kendim ve yapmak istediğim şeylerle ilgili daha net bilgilerimin olduğu bir dönem oldu. Kendimi daha çok tanıdım diyebilirim. Öyle zamanlar geliyor ki, insan kendisinin kendisine iyi gün dostu mu kötü gün dostu mu olduğunu anlıyor.

Bu geçtiğimiz 3-4 yıllık dönemde ekip kurduk, büyüttük, para kazandık, para kaybettik, ekibi küçülttük, yatırım aldık, ekibi büyüttük, para kazandık, yanlış yaptık, isabetli kararlarımız oldu, geç verdiğimiz kararlar oldu. Kurduğumuzu sandığımız şeyleri kuramadığımızı, büyür dediğimiz şeylerin aslında baştan çökmeye mahkum olduğunu sonradan farkettik. Çıktığımız işler, girdiğimiz işler, girmek için fırsat kolladığımız işler ve projeler oldu.

Kendimi bir çok yönden test ettiğim, sabrımın, öfkemin, enerjimin, dikkatimin, verimliliğimin, azmimin, duygularımın sınırlarını öğrendiğim bir dönem oldu. Malcolm Gladwell’in Blink adlı kitabında detaylı anlattığı, herhangi bir bilgiye dayalı olmayan tamamen sezgisel kavrayış yeteneğimi test ettiğim, sınırlarını öğrendiğim bir nokta oldu. Öğrenilecek daha çok çeşitli bilgiler, edinilecek yetenekler, unutulması veya affedilmesi gereken geçmiş kararlar ve ilişkiler, koparılması gereken bağlar, kurulması gereken bağlar, güçlendirilmesi gereken ilişkiler olduğunu farkettim. İnsana dair, kurumlara dair bir çok yeni farkındalıklar edindim. Dünyanın geçmişini, nasıl işlediğini biraz daha anladığımı zannediyorum.

Mesela kendimi affettim. Üzerinde çalışmam gereken çok sorunlarım olduğunu gördüm.

Bu geçtiğimiz bir kaç senenin, biraz daha olgunlaştığım bir dönem olduğunu düşünüyorum. Mesela baba oldum. Çocuğun nasıl bir şey olduğunu ona burnu aktığında burnunu çekmeyi öğrettiğimde farkettim. Ona dair de çok söz birikti. Anlatması, ifade etmesi en zor duygulardan biri.

Şu ana kadar yazamayışımın nedeni blog yazmak için ayırdığım zamanın başka işlere ayrılması gerektiğiydi. Kızım büyüdü, 3 yaşını doldurdu. Okula başladı. Artık evdeyken o uyumuyorsa onunla oynamaktan başka çare kalmıyor. Eskiden kapıyı kapatınca gelmezdi, gittim zannederdi ve evden çalışmam gerektiği zamanlarda çalışırdım. Önceden vakit ayırabildiğim bazı işleri takvime koyamaz oldum. Bundan dolayı da yazamadım. Tabii ki bir post yazmak için 1 saatim bile yok diyemem. Öncelik vermediğimde, takvime koymadığımda yapamıyorum. Takvime koyamayışımın sebebi de spora ağırlık vermem. Stresi dengelemenin yan etkisi en düşük yolu bu. 7-8 ay kadar önce Triatlona başladım. Yarışlara katıldım filan. Gloria Ironman 70.3 yarışı sürecinde sakatlandım. Yarıştan sonra 3-4 ay spor yapamadım. Spor yapamadığım bu 3-4 ay, hayatımda en çok hasta olduğum dönem oldu çünkü vücut o kadar stresi kaldıramadı. Şimdi yavaş yavaş kilo vermeye çalışıyorum. 4 haftada 4 kilo verdim. Bir 5 kilo daha verirsem sakatlanmadan koşabilmemin önü açılacak.

Yazmaya bir süre ara vermemin sebeplerinden biri de yazıların konusu, blogun formatı, yazıların konsepti ile ilgiliydi. Bunu da sonradan farkettim. Şöyle ki: buradaki yazıları faydalı bulan ve eski yazılarla etkileşime giren, yorum bırakan insanlar çoğunlukla öğrenci. Ben de yazıların bu bağlamda kalmasına özen gösterdim çünkü faydalı olduğumu, bazı naçizane tecrübelerimi aktarabildiğimi hissettim. Aldığım olumlu geri bildirimlerin oranı hayli yüksekti. Faydalı kalmaya devam etmek istedim. İçten içe istediğim şey bu değilmiş.

Verdiğim 2 yıllık arada, 4 ay önce Mühendis Adaylarına Tavsiyeler‘i yazdım. Yazarken de yazdıktan sonra da çok geçmişimde kalan yazılar yazmak istemediğimi farkettim. Mühendis adaylarına, öğrenci arkadaşlara yazdığım yazıların geçmişe daha yakıştığını ve beni rahatsız etmediğini farkettim. Artık öğrenci arkadaşların, onlara “ayakları yere basan gerçekçi tavsiyeler veren abi” yazıları yazmak istemediğimi çünkü bu konuları zamanında çok yazıp konuştuğumu farkettim. Eskiden bu tür yazılara yapılan yorumlara da cevap verirdim, artık içimden gelmiyor.

Bu blogu, öğrenciliğinin ilk yıllarından beri takip eden insanlarla iş dünyasında, toplantılarda aynı masada karşılaşmaya başlayınca kitlenin değiştiğini farkettim. Blogun takipçilerinin çoğunluğunun ikiye ayrıldığını farkettim. Birincisi “yazıların güzel” diyenler; ikincisi “yazıların güzeldi artık yazmıyorsun” diyenler. Birinci kitle o yazıları yeni okuyanlar. İkinci kitle hepsini yıllar önce okuyanlar.

Yine bu bağlamda yazmak istiyorum ama artık hata yaptığım konular değişti. Yaptığım hataları, bulduğum çözümleri, hatalardan çıkardığım dersleri, çözüm bulamadığım sorunları kendime saklamak istemiyorum.

Uzun süredir zihinsel gündemimi meşgul eden konular;

  • Davranışsal ekonomi
  • Dünya ekonomisi ve ekonomik tahmin yöntemleri
  • Türkiye modeli girişimcilik
  • İş ve savaş stratejileri
  • Tasarım
  • Cevher barındıran insanları bulma ve parlatma
  • Karar verme frameworkleri
  • Varlığını bilmediğin sorunları bulma yöntemleri
  • Daha çok kitap
  • Yapay zeka
  • İletişim
  • Şirket kültürü
  • Yeni yetenekler bulma ve geliştirme
  • Düşük maliyetli yüksek etkili inovasyon
  • Bilim tarihi

Bu ve benzeri konularda arayışlarımı yazarım. Anlatacak çok hikayem birikti. Bir de uzun süredir kitaplar hakkında yazmak istiyordum ama kitaplar hakkında yazmak zor. Okumak da zor. Muhtemelen video çekerim.

3 Responses

  1. Mustafa Tekdemir 2017/02/23, 09:26

    Ahmet Bey açıkçası sonunda beklediğim ve ortak düşüncelere sahip olduğumuz bir yazı olmuş. Girişimcilik üzerine sizin benden daha derin tecrübeleriniz olduğunu uzun yıllardır sizi takip eden biri olarak biliyorum. Sitemde teknik yazılar paylaşmaktaydım 6 aylık oğlum var ve 5 aydır tek satır yazamaz oldum. Ve yazmak istediklerimin kişisel gelişim hakkında herşey. Umarım benimde yazabilecek vaktim olur. Takipteyim iyi çalışmalar.

    Cevapla
  2. Emre Kaan 2017/02/24, 10:19

    Teknik bilgiler için Türkçe kaynak oluşturmanı bekliyoruz.Bi kitap olur video olur.Sen ne yazarsan yaz biz okuruz öğrenci kitlesi olarak.
    Her okuduğum yazıda ayrı bi heyecan bi ilgi çekici nokta var.Konuyla alakasız olsam bile alakadar olma hissi oluşuyor.Bu duygu için teşekkür ediyor yazılarını bekliyorum.

    Cevapla

Leave a Reply

XHTML: You can use these tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>